SİGARAYI BIRAKMANIN ALTIN KURALI: KARARLILIK
Prof. Dr. Tevfik Özlü, isteyen herkesin sigarayı bırakabileceğini de vurgulayarak, ”Sigara bırakma konusu ihmal edilen spekülatif bir konu. Türkiye’de sigara içen 20-25 milyon kişi olduğu söyleniyor, bu kişiler bir pazar oluşturuyor. Sigarayı bıraktıracak reçeteler, tedaviler veriliyor; ‘mucize ilaç’, ’sigarayı 3 günde bırak’ gibi. Bunların bazıları maalesef hayali ve kötü amaçlı” dedi.
Sigarayı bırakmanın asıl sırrının kararlılık olduğunu vurgulayan Özlü, şöyle devam etti:
”Sigarayı bırakmanın sırrı bu konuda kararlı olmaktır. Dünyada daha önce sigara içtiği halde şu an içmeyen milyonlarca kişi var, isteyen herkes sigarayı bırakabilir ama kişi, ‘bir denesem acaba yapabilir miyim’, ‘azaltayım’ diye ya da tereddütle işe başlarsa sigarayı bırakamaz. Kişinin gerçekten kararlı olup ‘ben bundan kurtulacağım’ demesi lazım. Kararlı bir insanın sigarayı bırakmaması için hiçbir neden yok. Bu kararlılık varsa kişinin sigarayı bırakmak için bir desteğe de ihtiyacı yok.”
Sigarayı bırakanların genellikle 2. veya 3. denemede başarılı olduğunu, bu nedenle ilk denemede başarısız olanların amaçlarından vazgeçmemesi gerektiğini söyleyen Özlü, sigara bırakma konusunda bir tarih belirlemenin de önemine vurgu yaptı.
Amerikalı uzmanlar, doğumdan hemen sonra anne ile bebeği birbirine bağlayan göbek kordonunun birkaç dakika daha geç penslenmesinin önemli yararlar sağlayacağını belirterek, halen yaygın olarak kullanılan zamanlamanın değiştirilmesi çağrısını yaptılar.
Güney Florida Üniversitesi’nden araştırmacılara göre kordonun penslenmesinin geciktirilmes hem bebeğe daha fazla kan aktarılmasını sağlıyor, hem de anemiyi (kırmızı kan hücrelerinin azlığı) önlüyor. Araştırmacılar ayrıca göbek kordonu kanında çok sayıda kök hücrenin de varlığına işaret ederek, geciktirilmiş penslemenin son derece yararlı bu hücrelerin azami sayıda bebeğe transferini sağlayacağına dikkat çekiyorlar.
Doğum sırasında plasenta ve göbek kordonu büzüşmeye başlayarak yeni doğan bebeğe kan pompalıyor. Kan basıncı dengelendiğinde kordondaki atımlar duruyor ve bebeğe kan aktarımı sona eriyor.
Ancak, batı tıbbında yaygın uygulama, doğumdan sonra 30-60 saniye arasında, transfer henüz tamamlanmadan kordonu penslemek. Florida araştırmacılarına göre bunun nedeni, gecikmenin zararlı etkiler doğuracağı yolundaki yanlış inanış. Son zamanlarda yaygınlaşan göbek kordonu saklama uygulamasının da erken penslemeyi teşvik ettiği, uzmanlarca belirtiliyor.
Göbek kordonundaki kök hücrelerin bebeğe geçmesinin önemini vurgulayan araştırmacılar, hala bazı yerlerde devam eden kadınların çömelerek doğum yapması sırasında yerçekiminin kök hücre transferine yardımcı olduğunu, modern tıptaysa bu hücrelerin en çok sayıda transferinin yolunun geç pensleme olacağını belirtiyorlar.
Göbek kordonundan elde edilen kök hücrelerin önemi, bunların pek çok başka hücreye dönüşebilme yeteneğine sahip olmaları.
Ayrıca penslemeyi geciktirmenin, kan pıhtılaştırıcı maddelerin tüm setinin bebeğe aktarılmasını sağlayacağının da altı çiziliyor.
Uzmanlar, özellikle erken doğumlarda kordon penslemenin 30 saniye geciktirilmesinin bile organ bozukluklarını önlediği, kalp karıncığı içindeki kanama olasılığını ve kan nakli gereksinimini azalttığı, özellikle düşük kilolu bebeklerde ortaya çıkabilen sepsis (kan dolaşım sistemi enfeksiyonu – kan zehirlenmesi) tehlikesini azalttığını vurguluyorlar.
İngiliz King’s College Psikiyatri Enstitüsü’nün araştırmasına göre; yeterince su içmemek, beyindeki gri maddenin azalmasına neden oluyor. Gri maddenin azalması, sadece beyin ebatlarını değil, beynin çalışmasını da etkiliyor.
6 kez Grammy’e aday gösterilen, bilboard listelerinin rekor kıran ismi Akon, 21 Mayıs Cuma günü İstanbul’da hayranlarıyla buluşacak.
Kemer Golf&Country Club’da 10 kilometrelik bir orman içinde düzenlenecek ”Chill-out Festival Istanbul”da, cazdan trip-hopa, latinden etnik tarzlara kadar geniş bir müzikal yelpazede, her zevkten, her yaştan dinleyiciye hitap eden farklı müzikler sunulacak.
Kesintisiz 12 saat müziğin olacağı festivalde, bu yıl Caravan Palace, Bonobo Orchestra, Tunng, Alex Cuba Band, Club des Belugas, Lucky Elephant ve Palov&Mishkin gibi isimler sahne alacak. 23 Mayıs Pazar günü düzenlenecek festivalin biletleri 67,5 TL’den satılıyor.
Modern zamanların en büyük müzisyeni olarak gösterilen Bob Dylan, 21 yıl aradan sonra konser vermek üzere İstanbul’a gelecek.
Dylan, 31 Mayıs Pazartesi günü Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde sevenleriyle buluşacak. Konserin biletleri 270 ve 325 TL olarak satışa çıkarıldı.
R&B ve pop müziğinin dünyaca ünlü sesi, Amerikan Müzik Ödülleri, Grammy, MTV Müzik ödülleri ve daha birçok uluslararası müzik ödüllü sanatçı Rihanna, kostümleri ve değişik showlarıyla Türk seyircisine farklı bir gece yaşatacak. 3 Haziran Perşembe günü Turkcell Kuruçeşme Arena’da gerçekleşecek konserin biletleri 135 ve 360 TL olarak belirlendi.
ERİC CLAPTON VE STEVE WİNWOOD
19 Grammy ödüllü gitar efsanesi Eric Clapton ve rock müzik tarihinin en çarpıcı seslerinden Steve Winwood, gerçekleştirdikleri Avrupa turnesi kapsamında İstanbul’da bir araya gelecek.
Santralistanbul’da 13 Haziran Pazar günü gerçekleşecek konserin biletleri, 99, 215, 265 ve 370 TL olarak belirlendi.
Dans müziğinin dehası Groove Armada ve 2008 MTV Müzik Ödülleri’nde ”Shut Up And Let Me Go” ile en iyi parça ödülünü alan The Ting Tings, ”Efes Pilsen One Love Festival 9”un önemli grupları arasında yer alıyor.
Festivalde, De La Soul, The Whitest Boy Alive ve Wild Beasts de sahne alacak. 20 Haziran’da Santralistanbul’da verilecek konserlerin biletleri, 33,5 ve 50 TL’den satışa çıkarıldı.
Tango ve Latin Amerika ezgilerini ambient elektronikle birleştirerek müzik dünyasında önemli bir yer edinen efsanevi grup Gotan Project, yeni albümleri ”Tango 3.0” turnesi kapsamında İstanbul’da sahne alacak. Konser, 23 Haziran Çarşamba günü Turkcell Kuruçeşme Arena’da gerçekleşecek.
Türkiye’ye en son 2 yıl önce gelen Metallica grubu, ”Sonisphere Festivali” kapsamında 25-27 Haziran tarihleri arasında İnönü Stadı’nda konser verecek. Konserin biletleri, 121 TL’den satışa çıkarıldı. Ancak konserinin kombine biletlerinin bir çoğu tükendi ve ağırlıklı olarak günlük biletler kaldı.
Festivalin bir diğer konuğu Alman müziğinin 1990′lı yıllardan bu yana uluslararası arenada en çok ses getiren ismi Rammstein olacak. Grup, kariyerlerinde ilk defa Türkiye’de sahne alacak.
”Sonisphere Festivali”nin diğer grup ve sanatçıları ise Thrash, Slayer, Heaven & Hell, Manowar, Anthrax, Alice in Chains, Stone Sour, Astodon, Volbeat, Hayko Cepkin, Manga ve Foma olacak.
RAMAZOTTİ DE SAHNE ALACAK
Geçen yıl çıkardığı son albümü ”Alie Radici” ile Avrupa listelerinde ilk 5′e yerleşen Ramazotti de İstanbul yazında sahne alacak sanatçılar arasında bulunuyor.
Sanatçı, albüm turnesi kapsamında 7 Temmuz Çarşamba günü Turkcell Kuruçeşme Arena’da sevenleriyle buluşacak. Konserin biletleri 107,5, 155, 160, 185 ve 210 TL’den satışa sunuldu.
Trip-Hop’un yaratıcısı efsanevi grup Massive Attack, 13 Temmuz Salı günü Türkiye’deki hayranlarıyla bir araya gelecek. Grup, Robert Del Naja, Grantley Marshall’dan ve birçok süpriz isimden oluşuyor.
Son çıkardıkları ve bu yılın çok konuşulan albümü olan ”Heligoland” turnesi kapsamında Turkcell Kuruçeşme Arena’da gerçekleşecek konserin biletleri, 77 ve 160 TL olarak belirlendi.
Trance müzik alanında geleceğin bir numaralı isimleri arasında gösterilen Armin Van Buuren, 16 Temmuz Cuma günü Türk müzikseverlerle buluşacak. Maçka Küçükçiftlik Park’ta düzenlenecek konserin biletleri 56 TL’den satışa çıktı.
15 yıllık müzikal geçmişe sahip Faithless gurubunun yeni albümü, hem house müzik ritmlerini hem de Maxi Jazz’ın imzası olan rap vokallerini içeriyor. Grup, 17 Temmuz Cumartesi günü Küçükçiflik Parkı’nda son albümlerini hayranlarıyla paylaşacak. Konserin biletleri 66 ve 163 TL’den satışa sunuldu.
”Zombie”, ”Ridiculous Thoughts”, ”Ode To My Family”, ”Linger”, ”Animal Instincts” gibi efsane parçalarıyla dünyanın hemen her yerinde milyonlarca hayranı olan ”The Cranberries”, Unilife Organizasyon tarafından 22-23 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek konserlerle Türkiye’deki hayranlarıyla buluşacak.
Türkiye’ye 7 yıl aradan sonra tekrar gelecek grup, 22 Temmuz Perşembe günü İstanbul Küçükçiftlik Park’ta, 23 Temmuz Cuma günü de Çeşme’de konserler verecek. Konserlerin biletleri 78 ve 165 TL olarak belirlendi.
U2 HAYRANLARININ BEKLEDİĞİ TARİH
Hayranlarının yıllardır beklediği dünyanın en büyük rock grubu olarak gösterilen U2, ”360º Tour” kapsamında ilk defa Türkiye’ye gelecek. Grubun 6 Eylül Pazartesi günü Atatürk Olimpiyat Stadı’nda vereceği konserin biletleri, 50 ve 550 TL olarak satışa sunuldu.
Yaşayan rock efsanelerinden biri olarak kabul edilen Ozzy Osbourne da bu yıl Türkiye’ye gelecek isimler arasında yer alıyor.
Sahne performansı ve renkli kişiliğiyle tanınan Ozzy Osbourne’un hayranlarının merakla beklediği İstanbul konseri, 30 Eylül Perşembe günü BKM tarafından Turkcell Kuruçeşme Arena’da gerçekleşecek. Ozzy Osbourne konserde, hem son albümünden, hem de eski albümlerinden şarkılar söyleyecek.
Prof. Mehmet Öz limon kabuklarının cilt kanserine karşı bir kalkan oluşturduğunu, cildi güzelleştirip, sinirleri yatıştırdığını açıkladı. İşte Prof. Öz’den limon kabuğu mucizesi…
TÜMÖR GELİŞİMİNİ ENGELLİYOR
Limonun tadı güzeldir, serinletici etkisi vardır, C vitamini deposudur. Salatanıza katabilir, limonata içebilir veya yiyebilirsiniz. Kabuklarını kullanmak ise size bambaşka faydalar sağlayabilir. Yapılan bir araştırma ile limon kabuklarında bulunan dlimonene aadlı maddenin çok güçlü bir cilt dostu olduğu belirlendi. D-limonene, narenciye yağında bulunan ve tümör gelişimini engelleyerek cilt kanseri riskini önemli ölçüde düşüren bir bileşkendir.
D-LİMONENE ETKİSİ
11.00-16.00 saatleri arasında güneş ışınlarından kaçınmanız gerektiğini zaten biliyorsunuz. Limon ve diğer turunçgillerden maksimum faydayı sağlamak için basit bir yöntem var: Ya gölgede tüketmeye çalışın ya da yerken hızlı davranın. Güneş ışınları etkisiyle elinizde tuttuğunuz parça limonun içindeki C vitamini 30 saniye gibi kısa bir sürede okside olur.
RİSKİ DÜŞÜREBİLİRSİNİZ
Sadece Amerika’da yılda 200.000 den fazla insan cilt kanserine yakalanıyor. Bu sorun son yıllarda ülkemizde de çok artış göstermeye başladı. Cilt kanseri güneşin parladığı her yerde kendini gösterebilir. Yüzünüzde, kulaklarınızda, ellerinizde ve dudaklarınızda oluşabilir. D-Limonene sayesinde bu riski çok düşürmek elinizde.
YEMEKLERE KATIN
Limon kabuklarına geri dönüyoruz. Kabukları çayınıza katarak hem lezzet hem de güçlü bir cilt bakımına kavuşabilirsiniz. Makarna sosuna limon kabuğu rendesi eklemek iyi bir alternatif. Rendelediğiniz kabukları salatanıza, yaptığınız keklere ve kurabiyelere de katabilirsiniz.
KALBİ RAHATLATIYOR
Limon kabuğu aynı zamanda sinir sisteminize olumlu etki yapar, bakterileri öldürür ve kalbi rahatlatır. Yapılan bir çalışmada, kadınların yumurtalık kanseri riskini de düşürdüğü ortaya konan limon kabuklarının bu özelliği de içeriğinde bulunan polifenollerden kaynaklanmaktadır.
KARACİĞERE YARARLI
Son olarak cildimize yaptığı maksimum faydaları dışında limon kabukları, özellikle alkol alanlar için olmazsa olmazlardandır. Karaciğer ve safra kesesine yararlıdır, mide asiditesini giderir ve balgam söktürücü etkisi vardır. Yenilebilir cilt bakımına limon kabukları ile başlayın
Eşinizle tartıştınız, patronunuzla sorun yaşadınız ya da sınav dolu bir haftaya giriyorsunuz… Yaşadığınız bu yoğun stres dönemlerinde kendinizi yemek yemeye verirseniz sıkıntılarınızı azaltmak yerine kilolarınızı arttırırsınız. Bu durum da ileriki dönemde daha büyük stresler yaşamanıza neden olur.
Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Stresli dönemlerde nasıl beslenmeniz gerektiği” hakkında bilgi verdi.
“Stres, bizi zorlayan, kısıtlayan ve engelleyen olaylar, durumlar karşısında verdiğimiz tepkilerin tümüdür. Birçok insanın düşündüğü gibi sadece üzerimizde hissettiğimiz baskı ve gerginlikle sınırlı değildir. Özellikle de endüstriyel toplumlarda yaşayan insanlar kentleşme ve buna bağlı olarak kalabalıklaşma, gürültünün artması, hızla zorlaşan yaşam şartları, trafik sorunu ve benzeri durumlarla sıklıkla karşılaşmaktadır.
Modern çağın hastalığı olarak bilinen stres karşısında bedenin 3 aşamada tepki gösterdiği kanıtlanmıştır.
1. Alarm tepkisi
2. Direnme dönemi
3. Tükenme dönemi
Alarm aşamasında stres yaratıcı faktörler fark edilmekte ve biyokimyasal tepkiler harekete geçirilmektedir. Beden kendini korumaya hazırlamaktadır. Stres yaratıcı faktörler ortadan kalkmayıp etkisini sürdürmeye devam ettiğinde ise beden tükenme aşamasına gelmektedir.
Bebeğin çıkardığı seslerin zihinsel gelişim açısından önemli olduğunu belirten uzmanlar, henüz 2 aylıkken bebeklerin çıkardığı ‘agu’ sesinin çıkarıp çıkarmadığına dikkat edilmesini istedi. Çocuk Hastalıkları Uzmanı Serpil Yılmaz, bebekle konuşulurken annenin sesinin tek düze ve monoton olmamasına ve gerekli tonlamaları iyi kullanmaya çalışması gerektiğini söyledi.
Babası Süleyman Güney kızının kendinden 17 yaş büyük biriyle evlendirildiği için dayısına kaçtığını belirterek, “Kızımın başka sevgilisi olduğu iddiaları yalandır. O istemediği biriyle evlendirildiği için kaçtı” dedi.
Kundaktayken annesiz kalan Hülya, 5 yaşına kadar babaannesi tarafından büyütüldükten sonra 5 yaşından sonra annesiyle beraber yaşamaya başladı. Annesi ve babası ayrılan Hülya’nın annesi evlendikten sonra anneannesi ve dayılarıyla beraber yaşamaya devam etti. Yıllardır görmediği kızının düğünden sonra ortadan kaybolması ise babayı çılgına çevirdi.
İstemediği biriyle evlendirilen Genç Kız düğünün ertesi günü kuaföre gideceğim bahanesiyle İstanbul’a dayısının yanına sığındı.
Hülya’nın yıllardır görmediği babası kızına sahip çıktı. Baba Süleyman Güney kızıyla görüştüğünü belirterek “Baba beni 35 yaşında istemediğim biriyle evlendirmek istediler. Bende istemediğim bir evlililik yapmamak için düğünden sonra İstanbula dayımın yanına kaçtım. Bu dünyada senden başka kimseye güvenim kalmadı. Artık sen bana ne dersen onu yapacağım. Ben istemediğim bir evlilik yapmak istemiyorum. Baba sana gelmek istedim ama senin telefonun yoktu nerden sana geleceğimi bilmiyordum” dedi
Bu konuşmanın ardından baba Süleyman Güney ise “ Her ne olay olmuş ise hiçbir zaman kızımın kötülüğünü istemem. Her zaman kızımın mutlu olması için elimden geleni yapacağım. Bugüne kadar yaşadıkları yeterince çile çekmesine sebep olmuştur. Benim kanımdandır, canımdandır. Artık bundan sonra hiç kimse kızıma huzursuzluk yaşatamaz. Basında çıkan haberler tamamen asılsızdır. Kızım sevgilisiyle değil yalnız başına İstanbul’a dayısının yanına gitti. Keşke beni İstanbul’a gitmeden arasaydı. Ben bunların hiç birine müsaade etmezdim. Artık bu olay bizden çıkmıştır. Hukuk devletinde yaşadığımız için devletimizin gerekeni yapacağına inanıyorum devletimize güvenimiz sonsuzdur.” şeklinde konuştu
MUĞLA’nın Marmaris İlçesi’nde Dr. Hakan Çoker Aile Eğitim Merkezi’nde doğal doğum yoga eğitmeni olarak çalışan Lorens Arslan, iki yıl aradan sonra evinde kurulan doğum havuzunda Kerim ve Alice adlı ikizlerini dünyaya getirdi.
Rüya anlamaları,rüya tabirleri,rüyalarımız,video,oyun,chat,sohbet,netlog sohbet, güzel sözler,şiirler,sesli şiir olarak yeni yüzümüzle size hizmet vermek onur vericidir..Bol Eglenceler.