Rüya anlamaları,rüya tabirleri,rüyalarımız,video,oyun,chat,sohbet,netlog sohbet, güzel sözler,şiirler,sesli şiir olarak yeni yüzümüzle size hizmet vermek onur vericidir..Bol Eglenceler.

1999-2009 Son 10 Yılın en iyi 100 filimi
İŞTE SON 10 YILIN EN İYİ 100 FİLMİ
tam liste:
100 The Devil Wears Prada (David Frankel, 2006)
99 Battle Royale (Kinji Fukasaku, 2000)
98 Crash (Paul Haggis, 2004)
97 Sympathy for Lady Vengeance (Park Chan-Wook, 2005)
96 Morvern Callar (Lynne Ramsay, 2002)
95 Amores Perros (Alejandro González Iñárritu, 2000)
94 An Inconvenient Truth (Davis Guggenheim, 2006)
93 House of Flying Daggers (Zhang Yimou, 2004)
92 Dirty Pretty Things (Stephen Frears, 2002)
91 Lantana (Ray Lawrence, 2001)
90 Wedding Crashers (David Dobkin, 2005)
89 School of Rock (Richard Linklater, 2003)
88 The Royal Tenenbaums (Wes Anderson, 2001)
87 Time and Winds (Reha Erdem, 2006)
86 The Orphanage (Juan Antonio Bayona, 2007)
85 The Piano Teacher (Michael Haneke, 2001)
84 Hotel Rwanda (Terry George, 2004)
83 The Wind that Shakes the Barley (Ken Loach, 2006)
82 Yi Yi: A One and a Two (Edward Yang, 2000)
81 In The Loop (Armando Iannucci, 2009)
80 Me, You and Everyone We Know (Miranda July, 2005)
79 Le Grand Voyage (Ismael Ferroukhi, 2004)
78 About Schmidt (Alexander Payne, 2002)
77 Bowling for Columbine (Michael Moore, 2002)
76 Control (Anton Corbijn, 2007)
75 Talk to Her (Pedro Almodóvar, 2002)
74 Pan’s Labyrinth (Guillermo Del Toro, 2006)
73 The Beat That My Heart Skipped (Jacques Audiard, 2005)
72 The Hurt Locker (Kathryn Bigelow, 2008)
71 Monsters, Inc. (Pete Docter/David Silverman/lee Unkrich, 2001)
70 The Class (Laurent Cantet, 2008)
69 Persepolis (Vincent Paronnaud, Marjane Satrapi, 2007)
68 Memento (Christopher Nolan, 2000)
67 Gomorrah (Matteo Garrone, 2008)
66 City of God (Fernando Meirelles, Katia Lund, 2002)
65 Waltz with Bashir (Ari Folman, 2008)
64 L’enfant (Jean-Pierre Dardenne/Luc Dardenne, 2005)
63 There Will Be Blood (Paul Thomas Anderson, 2007)
62 Anchorman: The Legend of Ron Burgundy (Adam McKay, 2004)
61 Spirited Away (Hayao Miyazaki, 2001)
60 The Squid and the Whale (Noah Baumbach, 2005)
59 Être et Avoir (Nicolas Philibert, 2002)
58 Shaun of the Dead (Edgar Wright, 2004)
57 The Consequences of Love (Paolo Sorrentino, 2004)
56 Volver (Pedro Almodovar, 2006)
55 Chopper (Andrew Dominik, 2000)
54 Bad Santa (Terry Zwigoff, 2003)
53 Milk (Gus Van Sant, 2008)
52 The Constant Gardener (Fernando Meirelles, 2005)
51 The Son’s Room (Nanni Moretti, 2001)
50 The Lord of The Rings: The Return of the King (Peter Jackson, 2003)
49 Knocked Up (Judd Apatow, 2007)
48 Little Miss Sunshine (Jonathan Dayton/Valerie Faris, 2006)
47 My Summer of Love (Pawel Pawlikowski, 2004)
46 Traffic (Steven Soderbergh, 2000)
45 Touching the Void (Kevin Macdonald, 2003)
44 Under the Sand (François Ozon, 2000)
43 The Dark Knight (Christopher Nolan, 2008)
42 The Incredibles (Brad Bird, 2004)
41 Children of Men (Alfonso Cuarón, 2006)
40 Syriana (Stephen Gaghan, 2005)
39 Lost in Translation (Sofia Coppola, 2003)
38 Mulholland Drive (David Lynch, 2001)
37 In the Mood for Love (Wong Kar Wai, 2000)
36 Capturing the Friedmans (Andrew Jarecki, 2004)
35 Y Tu Mamá También (Alfonso Cuarón, 2002)
34 Finding Nemo (Andrew Stanton/Lee Unkrich, 2003)
33 Monsoon Wedding (Mira Nair, 2002)
32 Gladiator (Ridley Scott, 2000)
31 Iraq in Fragments (James Longley, 2006)
30 Irreversible (Gaspar Noé, 2002)
29 Being John Malkovich (Spike Jonze, 2000)
28 The Diving Bell and the Butterfly (Julian Schnabel, 2007)
27 Sideways (Alexander Payne, 2004)
26 Minority Report (Steven Spielberg, 2002)
25 Dancer in the Dark (Lars Von Trier, 2000)
24 28 Days Later… (Danny Boyle, 2002)
23 Man On Wire (James Marsh, 2008)
22 Far from Heaven (Todd Haynes, 2002)
21 Good Night, and Good Luck (George Clooney, 2005)
20 Donnie Darko (Richard Kelly, 2001)
19 United 93 (Paul Greengrass, 2006)
18 Let the Right One In (Tomas Alfredson, 2008)
17 Brokeback Mountain (Ang Lee, 2005)
16 Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Michel Gondry, 2004)
15 Downfall (Oliver Hirschbiegel, 2004)
14 4 Months, 3 Weeks & 2 Days (Cristian Mungiu, 2007)
13 This Is England (Shane Meadows, 2007)
12 The Lives of Others (Florian Henckel von Donnersmarck, 2006)
11 Borat: Cultural Learnings of America for Make Benefit Glorious Nation of Kazakhstan (Larry Charles, 2006)
10 Hunger (Steve McQueen, 2008)
9 The Queen (Stephen Frears, 2006)
8 Casino Royale (Martin Campbell, 2006)
7 The Last King of Scotland (Kevin Macdonald, 2006)
6 Slumdog Millionaire (Danny Boyle, 2008)
5 Team America: World Police (Trey Parker, 2004)
4 Grizzly Man (Werner Herzog, 2005)
3 No Country for Old Men (Joel Coen, Ethan Coen, 2007)
2 The Bourne Supremacy / The Bourne Ultimatum (Paul Greengrass, 2004, 2007)
1 Hidden (Cache) (Michael Haneke, 2005)

Atatürk’ü ‘hep aynı’ öldürüyoruz
Hep aynı hep aynı hep aynı “On Kasım”ları yaşıyoruz.
Klişeleri seviyoruz çünkü.
Yanımızdakini sürekli bizimmiş ya da bizimle kalacakmış gibi düşünmek, varlığını durağan bir şekilde sürdüreceğini zannetmek, aramızdaki bağı güçlendirecek hiçbir şey yapmadan bizimle yaşamasını beklemek ve onu kanıksayıp sahip olduğumuzu zannetmek…
İşte sevgiyi kısırlaştıran, yok eden bu. Göçüp gidenlere duyduğumuz sevgiler de farklı değil.
“On Kasım” nedeniyle bugün “sevgi” öznemiz Atatürk.
Acıdır ki gazetelerin, haber sitelerinin tamamında o yine aynı şekilde hatırlandı. Düzenlenen törenler hep aynı şekilde cereyan etti.
Siyah önlüklü, beyaz yakalı öğrenciler, bildik karanfil çelenkleri, hep göndere yarım çekilmiş mahzun ve yalnız bayraklar…
Podyumdaki biteviye konuşmalar daha doğrusu ağız oynatmalar yüzünden ihtimaldir ki Atatürk adına düzenlenen toplantılarda konukların çoğunun “içi geçti”.
Yeter artık.
Bıkmadık mı klişelerden, monoton ve renksiz kötü hitabet örneklerinden?
Anıtkabir “On Kasım”larında söz gelimi beyaz giyimli öğrenciler görsek olmaz mı? Beyaz saflığın sembolü değil mi? Ve sevgi saflık değilse nedir?
Çelenk bırakmak yerine fidan dikilseydi örneğin bugüne kadar onlarca Atatürk ormanımız olabilirdi.
Karanfil çelenkleri yerine meselâ dağ çiçekleri, menekşeler, yaseminler olsa…
Yaban mersinleri, köknar, ardıç dallarının boynu bükük kalmasa…
Onun hatırına hüzünle dalgalanan bayraklara eş barışın beyaz güvercini veya gücün kartalı uçurulsa…
Kahvede (çayda) söz gelimi sırf onun hatırına yeni bir tat keşfedilse ve “On Kasım”larda o yudumlansa…
İdeolojik söylemlerden arınmış hünerli ev hanımları çeşitli organizasyonlarda Ata’nın sevdiği yemekleri gazilere, şehit ailelerine, kimsesiz çocuklara pişirse…
Tabii konferanslar da düzenlensin, toplantılar da. Ama her yıl hep aynı hep aynı replikler tekrarlanmasın ne olur!
Çünkü Atatürk’ü yılda bir kez de olsa soğuk ve resmî devlet dili yerine “gönül” dili ile anlatamıyorsak yaratıcılıktan uzağız demektir.
Evet, Mustafa Kemal olağanüstü bir liderdi. Lâkin onu putlaştırmadan, kalıplara sokmadan yâd edemez miyiz Allah aşkına!
Mutat söylemler, davranışlar, kıyafetlerle onu her yıl hep aynı şekilde öldürüyoruz.
Klişelerle kolaycılığa kaçıp Ata’yı anımsarmış gibi yapıyoruz.
Önemli olan nedir? Onun ağzından dinleyelim bir de:
Meşhur sofra toplantılarının birinde Çerkez Ethem’in Atatürk’ü öldürmek için çeşitli komplolar hazırlamasına rağmen Ata’nın ona acıdığından söz edilince, Kılıç Ali Paşa dayanamaz:
“Aman Paşam, bu kadarı da fazla… Benim elime geçse onu çiğ çiğ yerdim” der. Atatürk gülümseyerek:
“Çiğ çiğ yemek kolay, onu herkes yapar. Ama anlamak zor..” şeklinde cevap verir.
Evet, bize ters düşen insanları yemek kolay ama anlamak zordur. Ve Atatürk zor olanı başarmamızı bekliyor.
Kaldırın poponuzu bakalım. Sevgileri yaşatmak, çoğaltmak kolay iş değil, klişe hiç değil. Sevgi yürek ister, zekâ ister, düşüncede çığır açmak, duyguda aşkın olmak, aşk olmak ister. Sevgi cüret ister.
Atatürk “On Kasım”larda daha dinamik, üretken ve farklı biçimlerde anımsanmayı hak etmiyor mu sizce?

Türk bilim adamının mucize buluşu
Türk bilim adamının mucize buluşu tüm dünyada konuşuluyor.
Kaliforniya Üniversitesi’nde görevli 31 yaşındaki Prof. Dr. Aydoğan Özcan’ın buluşuyla cep telefonuna takılan 10 dolarlık bir mekanizma, tahlili yapıp sonucu hastaneye mesajla yolluyor
Genç yaşına rağmen ABD’nin en çok tanınan bilimadamlarından biri olan ve Kaliforniya Üniversitesi (UCLA) Elektrik Mühendisliği Bölümü’nde görev yapan Prof. Aydoğan Özcan (31), tıpta devrim yaratacak bir icada imza attı. Özcan’ın ekibiyle birlikte geliştirdiği cihaz, sıradan bir cep telefonunu hassas tahliler yapan bir mikroskoba çeviriyor. Böylece her yere taşınması mümkün olmayan, pahalı aletlerle, uzun sürede yapılan kan testleri yerine hastalıklar herhangi bir yerde, kısa sürede ve ucuz bir şekilde teşhis edilebiliyor. Sistem, cep telefonunun kamerası üzerine takılan özel bir aparatla çalışıyor. Filtre edilen bir ışık kaynağı bulunan bu aparat, telefonun kamerası üzerine yerleştirilen kan örneğinde yer alan yaklaşık 50-100 bin hücrenin aynı anda ve birkaç saniye içinde görüntülenmesini sağlıyor. Telefona yüklenen özel bir yazılım da hücrelerdeki değişimi algılayarak, sıtma, verem. tüberküloz, anemi ve AIDS gibi hastalıkları teşhis edebiliyor. Bu sonuçlar istenilen sağlık kurumuna da mesaj olarak gönderilebiliyor. Bu cihazın özellikle Afrika gibi laboratuvarların az ancak cep telefonu kullanımının yoğun olduğu bölgelerdeki hastalıklara karşı etkili olacağı belirtiliyor. İcadıyla dün ABD’nin en saygın gazetesi New York Times’a da konu olan Özcan cihazın satışı için Microskia adlı bir şirket kurdu. Cihazın fiyatı ise sadece 10 dolar.

Bu ürünlerin Türkiye’ye girişine izin verilmedi.
Genetiği Değiştirilmiş Ürünlerin (GDO) ithalat, kontrol ve denetimiyle ilgili yönetmeliğin 26 Ekim’de yürürlüğe girmesinin hemen ardından gümrüklerde denetimlere de başlandı.
Limanlar ve karayolu gümrüklerinde beyan edilen ürünlerden ilk etapta alınan 100‘ün üstündeki numune, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın Adana, Ankara ve Bursa’daki laboratuarlarında incelemeye alındı.
Mevzuat gereği iki ile 5 gün arasında süren analizler devam ederken, gemi ve TIR’lar gümrüklerde bekletiliyor.
İlk numunelerden 20′ye yakınının sonuçları da alındı. 13 ürünün numunesinden negatif sonuç çıktı.
Bu ürünlerin, yönetmelikle izin verilen binde dokuz oranından daha az genetiği değiştirilmiş organizma içerdiği belirlendi. Bu ürünlerin Türkiye’ye girişine izin verildi.
Diğer numuneler ise pozitif sonuçlandı ve giriş izni alamadı. GDO denetimi, ilan edilen listedeki 27 ürünün tamamına uygulanıyor.
Analiz sonuçları, ürün bazında açıklanmıyor. Ancak GDO miktarı, limitin altında çıkan numunelerin pirinç ve kırmızı mercimek ağırlıklı olduğu belirtiliyor. Tüm Gıda Dış Ticaret Derneği’nden edinilen bilgiye göre, muz da testten temiz çıktı.
Denetime alınacak 27 ürünlük liste üstünde değerlendirmenin de sürdüğü vurgulanıyor. Listeyi daraltmak, bazı ürünleri denetimden çıkarmak gibi bir karar henüz yok.

Sizlere daha iyi bir hizmet verebilmek amacıyla Ruyacafe.net olarak tasarımımız değiştirdik.
Yeni tasarımımızda Sohbet , video , Oyun , RUYA TABİRLeri , Güzel sözler , pragramlar ve Blog gibi bir çok aktivilite sizleri bekliyor.
Bu günlerde hangi Televizyon kanalını açsanız veya Hangi Gazeteyi okusanız karşınıza çıkan koca bir başlık ”KÜRT SORUNU ”…
Aslında bu olay 2009′un değil 1900 hatta 1800 lerin meselesidir. Peki nasıl oluyorsa bir sorun 100 yıldır yaklaşık olarak bir Asır ‘dır çözülemiyor. İsterseniz öncelikle bu Kürt sorunu nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır , Sonuçları nelerdir ve Nasıl çözülecek Bunları açıklayalım
Kürt sorunu : Türkiye’de ilk olarak Cumhuruyet Döneminin ilk yıllarında ortaya çıkan Seyd Sait ayaklanmasıyla duyruldu. Seyd Sait ve yandaşlarına göre , Kürtlerin hakları yenilmiş ve kendilerini hiçe sayan bir Devlet kurulmuştu. Bu Devletin adı Türkiye Cumhuruiyeti idi. Tabiki Şeyd Said bunu açıkça vurgulamadı tabiki çoğu Tarih kitabında yada Kaynakta bu isyanın sebebinin İslami olduğu vurgulanır. Ancak Mit Müşteşarlığının kaynaklarında bu isyanın Çıkmasının asıl sebebi KÜRT Sorunu yani Etnik sorundur.
Kürt Sorunu Ne demektir ? ;
Kürt sorunu , Kürt kökenli vatandaşlara ait temel hak ve özgürlüklerin verilmemesinden kaynaklandığı söylenilir bilinir. Peki Kürt vatandaşlara verilmeyen bu özgürlükler ve temel haklar nelerdir diyecek olursanız, Kendi dillerinde eğitim Hakkı , Kendilerine ait bir Konfederasyon biçiminde devlet , İş olanakları , Ticaret olanakları ve çeşitli insan hakları.
Kürt sorununun Yakın tarihimizde ki Önemli sonuçları :
Özellikle Türkiye’de 1970 li yıllarda sıkça duyulmaya başlayan kürt sorunu meselesi 39 yıldır gündemden hiç düşmedi. Zira o Dönem ”Apocular” (Abdullah Öcalan ve Yandaşları) adıyla yapılan Gösteriler , eylemler ve isyanlar ile bu sorun dalga dalga dilden dile dolaşarak herkese duyrulmak istenmiştir. 12 Eylül 1980 Darbesine kadar devam eden eylemler 12 eylülden sonra birden bire durmuş ve APOCULAR Örgütünün ele başları ise Yurt dışına kaçmıştır.
APOCULAR Örgütü daha sonra çeşitli dış kuvvetlerinde desteğini alarak Daha büyük bir örgütlenme içine girmiş Bu gün ki Kuzey Irak bölgesinde PKK / Kongragel gibi isimlerle ögüt kurmuşlardır. Seslerini duyurma ve kendilerini ifade etme biçimleri olarak silahlı eylemleri seçmişlerdir.
Bu eylemler neticesinde 40000 (kırk bin) Asker ve Polis hayatını kaybetmiştir. 10 000 Köy koruyucusu , 30.000 Sivil vatandaş ve 120 .000 Pkk örgütü mensubu toplamda ise 200.000 ( İki yüz bin ) Kişi hayatını kaybetmiştir.
Yaklaşık olarak 350.000 kişide yaralanmıştır.
Gördüğünüzgibi bilanço çok ağır.
Bu gün Terör örgütü olarak kabul edilen ”PKK” Kurucusu ve Ele başı Abdullah Öcalan‘ın yakalanmasına rağmen parçalanmamış ve varlığını sürdürmektedir.
Abd , Almanya , İsveç , Norveç , İsviçre , Hollanda , Rusya ve İran gibi ülkelen maddi manevi desteklediği Pkk terör örgütü Her geçen gün yukardaki ağır bilançoyu dahada ağırlaştırmaya devam etmektedir.
AKP Yani Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde Dahada GÜÇLENDİKleri dikkat çekmekte. Ve Bu gün Akp Hükümeti ve Sn. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ‘ün sıkça tekrarladığı Kürt sorunu sözcüğü ile Kitleleri memnun edecekleri bir tanımlama yapıp çözüm bulacaklarını belirtmektedirler.
Basın ‘a yansıdığı kadarıyla Kürt sorunu tanımlaması yapılarak Terör örgütü PKK nında silah bırakmasını ve PKK ‘Ya kapsamlı Af Çıkarılmasının gündemde olduğu bilinmekte.
Yani Kürt sorununun Çözümü ,
Pkk ya kapsamlı af çıkarılarak , Kürtçe dilde Televizyon yayınları çıkarılarak , Kürtçe Konuşmanın tamamiyle serbest bırakılarak ve Güney Doğu Andolu bölgesine Maddi yardımlar ve yatırımlar yapılarak çözülmesi ön görülmektedir.
———————————————————-
Yukarda bahsedilen konuların hepsi resmi kaynaklardan ve basından alınan bilgiler ile subjektib olarak verilmiştir.
Bize göre ise ;
Kürt sorunu : Çeşitli Türkiye Düşmanı Devletlerin uydurmasıdır. Bu Devletler , Rusya , ABD , israil , Yunanistan , Norveç , İsviçre , İran , İsveç , Almanya , Hollanda ve Fransa‘dır. Açıkca ifade ediyoruz ve bas bas bağırarak sölüyoruz.
Nerden mi Biliyoruz? En somut örnekleriyle yukarda saydığım tüm devletlerin çeşitli bölge ve şehirlerinde PKK Ofisleri(Büro) bulunmaktadır. Ve Pkk nın Güya yukarda ki Devletlerce Terör Örgütü olarak tanımlanmasına rağmen açıkca ve resmen desteklenmesiyle Türkiye Düşmanlığını açıkca gösteriyorlar.
Yurt Dışında Çeşitli Pkk ‘ya bağlı kurumlarca Yurt Dışında yaşayan Kürt kökenli vatandaşlardan her ay belli miktar aidat toplandığı Tüm Dünya tarafından bilinmektedir Ve bu söylediklerimin delilleri , Mit ve Jitem Arşivlerinde mevcuttur!!!!
Arkadaşlar çok değil az geriye gidelim. 1. Dünya savaşı öncesine gidildiğinde , O dönemde Arap sorunu , Suni Şii sorunu , Ve ortadoskluk sorunu vardı. İngiltere , fransa , İtalya , Rusya ve Dolaylı olarak ABD ‘nin de Desteği ile Osmanlı’ya Bağlı Arap Devletleri ayaklanmıştır. Bu durum karşısında Osmanlı hem DIş hem de İç meselelerle uğraşmaya mahkum edilmiş ve sonucunda ise parçalanmıştır.
Bu gün Gene Çeşitli Dış devletlerin ve İçimizde ki Türkiye Düşmanları aynı oyunu oynamaktadır. Ve Bu sefer Ki Oyunun adını ise KÜRT SORUNU Koymuşlardır.!
Amaç açık ve net. Türkiye’yi Parçalamak.!
Şimdi diyeceksiniz Ki gerçekten Kürt sorunu yok mu?
Hayır Yok!
Bu gün Kürdüm Kürt kökenliyim diyen vatandaşları alalım karşımıza soralım. Diyelim ki onlara söyleyin Siz nerden varoldunuz yani hangi coğrafyada var oldunuz ve Tarihinizde Hangi devletleri kurup Boy gösterdiniz?
Bu sorumuza inanın uydurma iki Boy(Aşiret) Halinde cevap gelmeyecektir.
Ve gene soralım ; Kürtçe Diliniz 565 Kelimeden oluşmakta. Bu kelimelerin 200 kadarı Arapça Ve Farsca , 200 kadarı Yabancı ( İngilizce , Rusca) 75 ‘i Türkçe geriye kala kala 90 Kelime ki onada kendi tabirinizle Kürtçe diyorsunuz. Söylr misiniz Dünya üzerinde hangi Millet’in Dili 565 gibi kelimeden oluşur.
Bunada verecekleri bir cevapları yok. Zaten benim sorduklarım 40 yıldır soruluyor ama hala cevaplar verilmiyor.
Ortada olmayan ve sonradan uydurulan bir Millet var. Ve mağlesef AKP Hükümeti Bu milleti kabul etmiş ve resmen Oyuna gelmiştir.
Bu gün Akp parti Hükümetinin Sn. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Eski Akp Bakanı olan Sn. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün ortaya attıkları Kürt sorununu çözeceğiz. Nasıl çözeceksiniz ? İşte efendim Pkk’a Af getireceğiz , Kürtçeyi serbest Bırakacağız , Kendi Dillerinde Yayınlara Kitaplara izin vereceğiz vs vs vs… diyorlar.
Güya bunları yaparsak çözülecek.
Hadi ordannnnnnnnnnn!
Bu dedikleriniz zaten yapılan şeyler. Kürtçe ‘yi serbest bıracaklarmış ! Ya kardeşim Kürtçe zaten hep serbestti öyle olmasaydı 2 Yaşında ki Kürt çocuğu nasıl Kürtçe öğrensin?
Kendi dillerinde Yayına 1 yıl önce izin verdiniz ee sonuç ne ? Hiç eski tas eski hamam
Şimdide kitap ve dergilere işte Kürtçe şarkılara izin vereceğiz diyorsunuz . Bunların üstüne de Para yardımlarından Güney doğuya yatırımlardan bahsediyorsunuz.
Ben Sn. Başbakanımız ve Sn. Cumhurbaşkanımıza sormak istiyorum Türkiye’nin 100 Milyar Dolarlık projesi olan ve 20 yıldır hala hayata geçirelemeyen GAP projesini neden hep erteliyorsunuz?
Ben açıklayım . 1990 lı Yıllarda GAP Projesini denemek amacıyla Barajların kapakları açtınız. Ve Güney doğuda bir çok toprak su yüzü gördü , Sonucunda Çiftçi iyi ürün kaldırdı. Ama ne yazıkki Türkiye kar edemedi. Çünkü kaldırılan mahsulun bütün gelirleri PKK Terör örgütüne gitmişti.
Bunu Başbakanımızda iyi biliyor Cumhurbaşkanımızda zaten önerdikleri çözüm yolunda ki öncelik PKK yı ortadan kaldırmak. Ama affetmek yoluyla kaldırcaklarmış. Ki Türkiye’de Ekonomik krizin boyutları inanın sandığınızdan daha fazla Paraya sıkışan AKP Hükümeti risk alarak ateşle oynamayı seçerek ve GAP Projesininde önünü açmak için KÜRT SORUNUNU Çözeceğiz diyorlar.
İyide Bu gün Güney Doğuya gidin Bir allahın Kulu Pkk terör örgütüdür. Kahrolsun PKK Demez. Tersine onlar bizim kahramanımız der. En azından %95 i böyle der!
Ve Pkk Ve Destekçileride açıkça diyor ki biz hak mak derdinde değiliz. Biz Devletimizi kuracağız.
Onlara göre çözüm ; Güney Doğuyu ve Türkiye’nin Çeşitli illerini bize veriniz. Biz Devletimizi kuralım bu sorun bittin!
Böyle mantıkla hareket eden bir Örgüte Af çıkarmak ne kadar doğru ki?
Yada böyle mantıkla hareket eden Bölgeye yatırım yapmak ne kadar doğru?
Ve Ortada olmayan Dış Devletlerin Uydurduğu Soruna evet Böyle bir sorun var demek ne kadar doğru?
Şimdiden söyleyelim. Türkiye’yi önümüzde ki 10 yıl içerisinde şiddet ve Kanlı günler bekliyor. Artık Sessizce izleyen Türk MİLLETİ sanmasınlar ki Böyle izleyecek. Seslerini KAndil dağıda duyacak Tüm Dünyada ama en önce AKP Hükümeti duyacak.!
Not: Eğer gerçekten samimi bir durum olsaydı. Yani Gerçekten Kürt Sorunu olsaydı, Hakların yenildiği bir durum söz konusu olsaydı.İnanın yürekten desteklerdim. Ama suni yani yapmacık sorunlara ve çözümlere inanmıyorum inanmamda!
Not 2: Almanya , ABD , Rusya ve Yunanistan Devletlerinin Nufusunda Yabancı Uyruklu Vatandaşlar çok fazladır. Örneğin Türkler gibi. Peki Bu Devletlerin hangileri Türklere Ana dillerinde eğitim izni vermişler , Hangileri Türkçe ‘i resmi ders olarak kabul etmişler , Ve Hangileri Devletlerini Bölmeye kalkanlara İyi niyetli güzel yaklaşmışlar.? Tabiki hiç biri. Tersine Bırakın azınlıkları Orda yaşayan Müslüman nufusa saygıları olmayan ve haklarını vermeyen Devlet yapısına sahipler. En basit örneği ; Almanya’da Ezan ‘ın Mikrofonla Yüksek sesle okunması YASAKTIR!!!
Netlogsohbet.com un kardeş sitesi Sanalsokagi.Net Tasarımını Yeniledi.
Bilmeyen arkadaşlarımıza kısaca Sanalsokagi.net ‘i tanıtalım . Sanalsokagi.Net yaklaşık 2 yıldır , Sohbet , Chat , Forum , Ve eğlence alanında hizmet vermektedir. Daha önceki tasarımında Blog yapılanmasını seçen sanalsokagi.net yöneticileri Bu Kez herkesi şaşırttı.
Çünkü yaptıkları tasarımlar ile Herkesi şaşırtan ve farklı olmayı başaran site bu kez çok sade ama daha fazla Bölümlerde hizmet vermeyi seçmişler. Word press ve Php Nuke tasarımlarını arka plana alan Sanalsokagi.net yöneticileri yeni tasarımda index yani Html i ön plana çıkarmışlar.
Site yöneticilerinden öğrendiğimize göre bu tasarım aslında sadece geçiş sürecinde duracağını ve esas tasarımın çalışmalar bittikten sonra hizmete gireceğini belirttiler.
Kardeş sitemize başarılar dileriz.
Öss Sınav sonuçları bu gün 10:30 ‘da açıklandı. 1 milyon 324 bin 197 (1.324.197) Kişinin girdiği sınavdan yaklşaık olarak 1 milyon 224 bin kişi tercih hakkı kazandı. ÖSYM ‘den yapılan açıklamaya göre; Bu seneki sınavda kazanma oranının diğer yıllara göre daha yüksek olduğuna vurgu yapıldı.
ÖSS ve Yds ( Yabancı dil ) Sınav sonuçlarını Öğrenmek için TIKLAYIN
Diğer Sınav Sonuçlarını öğrenmek için TIKLAYIN
Ösym ‘den yapılan açıklamaya göre ÖSS ve YDS’de en başarılı illerde belli oldu.
Genel anlamda : İstanbul , Ferdi anlamda ise Ankara en başarılı iller oldular.
Sayısal Alanında En Başarılı iller : Karaman , Kayseri , denizli ve Yalova
Sözel Alanda En başarılı İller : Niğde , Aydın , Nevşehir , Karaman , Konya , Kırşehir , Kayseri , Mersin , Denizli ve Aksaray.
Eşit Ağırlık Alanında(T.M) En başarılı İller : Aydın , Karaman , Kayseri , Yalova , Konya , Ankara , Nevşehir ve Niğde.
En başarısız İller ise : Tunceli , bitlis , mardin , Düzce , Bingöl , Artvin , Ağrı , Şırnak , Hakkari ve , Ardahan.
Ösym Başkanlığının verdiği bilgilere göre ; Bu sene ki sınavda en zor bölümün her yıl olduğu gibi matemetik değilde Sosyal bilimler olduğu belirtildi. Bunun dışında Öğrencilerin ,
Sınavda, tüm soruları doğru yanıtlayan aday sayısı Türkçe testinde 1281, Sosyal Bilimler-1′de 133, Matematik-1′de 8 bin 655, Fen Bilimleri-1′de 140 olarak tespit edildi.
Türkçe’de 20 bin 558, Sosyal Bilimler-1′de 76 bin 498, Matematik-1′de 251 bin 324, Fen Bilimleri-1′de 704 bin 712 adayın puanı, 0.25′in altında kaldığı için ”hesaplanamadığından” ‘’sıfır – 0 ” puan aldı.
Edebiyat-Sosyal Bilimler’de 629 bin 752 adaydan 61′i, Matematik-2′de 449 bin 233 adaydan 393′ü, Fen Bilimleri’nde 249 bin 424 adaydan 234′ü tüm soruları doğru yanıtlarken,
Sosyal Bilimler-2 testinde tüm soruları doğru yanıtlayabilen aday çıkmadı.
Öss ( Öğrenci Seçme Sınavı ) Birincileri :
ÖSS Sözel 1. Bölümü : İlk üçe Girenler
ÖSS SAYISAL 1. Bölümü : İlk üçe Girenler
ÖSS Eşit Ağırlık [TM] 1. Bölümü : İlk üçe girenler
——————————————————————
ÖSS SÖZEL 2. Bölüm :
ÖSS SAYISAL 2. Bölüm :
Öss Eşit Ağırlık 2. Bölüm :
————————————————————————–
ÖSS YABANCI DİL ( YDS) :
Umarım Öss ve YDS Sınavı hepiniz için İyi geçmiştir. Netlogsohbet.com Haber.