SİGARAYI BIRAKMANIN ALTIN KURALI: KARARLILIK
Prof. Dr. Tevfik Özlü, isteyen herkesin sigarayı bırakabileceğini de vurgulayarak, ”Sigara bırakma konusu ihmal edilen spekülatif bir konu. Türkiye’de sigara içen 20-25 milyon kişi olduğu söyleniyor, bu kişiler bir pazar oluşturuyor. Sigarayı bıraktıracak reçeteler, tedaviler veriliyor; ‘mucize ilaç’, ’sigarayı 3 günde bırak’ gibi. Bunların bazıları maalesef hayali ve kötü amaçlı” dedi.
Sigarayı bırakmanın asıl sırrının kararlılık olduğunu vurgulayan Özlü, şöyle devam etti:
”Sigarayı bırakmanın sırrı bu konuda kararlı olmaktır. Dünyada daha önce sigara içtiği halde şu an içmeyen milyonlarca kişi var, isteyen herkes sigarayı bırakabilir ama kişi, ‘bir denesem acaba yapabilir miyim’, ‘azaltayım’ diye ya da tereddütle işe başlarsa sigarayı bırakamaz. Kişinin gerçekten kararlı olup ‘ben bundan kurtulacağım’ demesi lazım. Kararlı bir insanın sigarayı bırakmaması için hiçbir neden yok. Bu kararlılık varsa kişinin sigarayı bırakmak için bir desteğe de ihtiyacı yok.”
Sigarayı bırakanların genellikle 2. veya 3. denemede başarılı olduğunu, bu nedenle ilk denemede başarısız olanların amaçlarından vazgeçmemesi gerektiğini söyleyen Özlü, sigara bırakma konusunda bir tarih belirlemenin de önemine vurgu yaptı.
Lifenews.ru’nun haberine göre, onu bu korkunç olaya iten sebep karısından boşandıktan sonra yaşadığı depresyon oldu. Polisin verdiği bilgiye göre, 2 haziran gecesi Albert Repin kendi odasına kapandı ve orada bir şeyler yapmaya başladı. Sabah tedirgin olan ailesi kapıyı kırarak odaya girdiklerinde, oğullarının ölü bedenini garip giyotine benzer bir düzeneğin içinde buldu.
Düzenek 2 tahta direk ve bir sunta parcasının üzerine uygulanmış demir saçtan yapılmıştı. Tahminlere göre Albert bu el yapımı ’saç’ baltayı tavandan astı ve ağırlık olarak da halatlara baglı dört adet 5 litrelik su bidonuyla sabitledi. Sonra kafasını yapmış olduğu giyotinin üzerine yerleştirdi ve baltayı yukarıda tutan halatları makasla kesti. Giyotinin bıçağını daha önceden keskinleştirmeyen Repin’in kafasına hızla düşen balta, başını kısmen vücudundan ayırdı. Polis, Repin’in muhtemelen ailesine farkettirmemek için saçı keskinleştirmediğini tahmin ediyor. Albert sürekli ev için bir şeyler ürettiğini söyleyen anne, “Bir kaç gün önce de demir ve ahşap paraçaları satın alarak, dolap yapacağını söyledi. Bizde üzerinde falaz durmadık. Oğlumun böyle bir şey yapacağını hiç tahmin etmedik” açıklamasında bulundu. Ayrıca 2 sene önce karısından boşanan ve depresyon geçiren Albert defalarca psikolog yardımı almıştı. Ailesi aslında tam iyileştiğini düşünmüştü ki,bu olay gerçekleşti.
Kendisine işyerinde giydiği kıyafetlerin “dikkat dağıtıcı” olduğu söylendiğini iddia eden Debrahlee, Citibank’a dava açtı.
Debrahlee’nin mahkemeye sunduğu iddialara göre, patronları ona ‘Vücudunun şeklinden dolayı, giydiği kıyafetlerin erkek iş arkadaşlarının ve yöneticilerinin dikkatini dağıttığını” söylediler.
Porto Riko’lu bankacı, ayrıca kendisine giymesinin uygun görülmediği bir kıyafet listesi verildiğini de belirtiyor.
Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde başlanacak.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, öğretmen atamaları dolayısıyla MEB Başöğretmen Salonu’nda düzenlenen törendeki konuşmasında, kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerle başarılı bir şekilde yürüttükleri eğitim öğretim faaliyetlerine, bu atamaların taze bir kan getireceğini ümit ettiğini söyledi.
Öğretmenliğin, heyecan duymadan yapılacak, sevgi ve inanç olmadan icra edilecek bir meslek olmadığını vurgulayan Çubukçu, ”İşte öğretmenlerimiz yeni nesilleri yetiştirecek ve bu nesilleri yetiştirirken gösterecekleri çabayla öğretmenlik mesleğini en onurlu ve en saygın meslek haline getireceklerdir” diye konuştu.
Yeni eğitim-öğretim yılında öğrencileriyle buluşacak genç öğretmenlerin, bu mesleğin saygınlığı ve onuruyla hareket edeceklerine ve özveriyle çalışacaklarına yürekten inandığını dile getiren Çubukçu, genç öğretmen kitlesine sahip olmalarını büyük bir zenginlik olarak gördüğünü belirtti.
Türkiye’nin üyesi olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatının yaptığı bir çalışmaya göre, Türkiye’de öğretmenlerin yüzde 73′ünün 40 yaşının altında olduğunu ifade eden Çubukçu, nüfus yaşı ortalaması itibarıyla genç bir nüfusa sahip Türkiye’de, öğretmenlerin de genç olmasının bu mesleğin heyecanı açısından da önemine işaret etti.
Bakan Çubukçu, şöyle devam etti:
”Müfredatların yenilenmesinden bilişim teknolojilerinin eğitimde kullanılmasına kadar çok geniş bir yelpazede eğitimin tüm bileşenlerinde yaşanan bu değişim sürecine hiç kuşku yok ki genç öğretmenlerimiz çok daha güçlü bir şekilde adapte olacaklar ve uyum sağlayacaklardır.
Öğretmenlerimizin yenilikçi olmalarını, bilgi toplumunun yarattığı hızlı değişim karşısında bilgilerini sürekli güncelemelerini, iyi bir rol model olmalarını bekliyoruz.”
-Ağustos Ayında Bir Defada Atama-
Bugüne kadar öğretmen atamalarının, yarı yıl ve yaz tatili dönemleri olmak üzere yılda iki kez yapıldığını hatırlatan Çubukçu, eğitim öğretim hizmetlerinde aksama yaşanmaması için bundan sonra yaz tatili döneminde her yıl Ağustos ayında bir defada atama yapmayı planladıklarını söyledi.
Bugün yapılan atamanın ise bir defaya mahsus olduğunu vurgulayan Çubukçu, bu atamanın, öğretmen istihdamına yönelik yeni planlamada, geçiş döneminde, öğretmenlerin mağduriyeti göz önüne alınarak yapıldığını bildirdi.
Çubukçu, ”Öğretmenlerimizin Şubat ayı atamalarına yönelik yaşanması muhtemel mağduriyetleri, KPSS sınav sonuçlarına ilişkin değerlendirmenin, iki yıllık sürecin Temmuz ayında sona erecek olması nedeniyle bu yıl ilk defa ve son defa 10 bin atamayı Haziran ayında yapıyoruz. Bundan sonra bütün atamalarımız Ağustos ayında. Eylül ayında eğitim öğretim başladığında öğretmenlerimiz okulda olacaklar” diye konuştu.
Bu atama döneminde kadroya geçecek sözleşmeli öğretmenlerin pozisyonları, önce sağlık ve eş durumu özrü olan sözleşmeli öğretmenlerin yer değiştirmeleri için kullanılacağını belirten Çubukçu, öğretmenlerin özre bağlı yer değiştirme talepleri karşılandıktan sonra boşalacak pozisyonlar için de 9 Temmuzda sözleşmeli öğretmen atanacağını kaydetti.
Öğretmen atamalarının her zaman olduğu gibi kamuoyunun huzurunda açık, şeffaf ve net bir şekilde yapılacağını vurgulayan Çubukçu, atama sonuçlarının Personel Genel Müdürlüğünün internet sayfasında en kısa sürede yayımlanarak, öğretmen adaylarının bilgilendirileceğini söyledi.
Çubukçu, ”Atama yapılacak kadroların, yeniden yapılandırılmış zorunlu hizmet bölgeleri kapsamındaki eğitim kurumlarına öncelik vermek suretiyle dağıtıldığını belirtmek isterim” dedi.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine göre istihdam edilen sözleşmeli öğretmenlerin, KPSS puanları yeterli olduğu takdirde kadrolu öğretmenliğe geçiş hakları bulunduğuna işaret eden Çubukçu, bununla birlikte sözleşmeli öğretmenlerin bir sistem dahilinde kadroya geçirilmelerine yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü bildirdi.
Ataması yapılan öğretmenlerin, Ağustos ayında alınacak öğretmen adaylarıyla birlikte göreve başlayacaklarını ifade eden Çubukçu, göreve başlayacak öğretmenlere başarılar diledi, öğrencilere bilgiden çok bilgiye ulaşma yollarını öğretmelerini istedi.
Konuşmaların ardından Çubukçu, salonda bulunan öğretmen adaylarından ve diğer katılımcılardan birer numara söylemelerini isteyerek oluşturulan 9 haneli başlangıç numarasıyla atamaları başlattı. Bilgisayar kurası sonucunda 10 bin kadroya koşulları uygun olan 9 bin 599 öğretmen, tercihlerine göre atandı. Atamalar sırasında, ekrandan atandıkları yerleri gören adaylar, birbirlerine sarılarak sevinçlerini paylaştı.
Öte yandan, kendilerini ”İşsiz ve Güvencesiz Eğitimciler Platformu” olarak adlandıran bir grup, Bakanlık önünde atamaları protesto etti.
Amerikalı uzmanlar, doğumdan hemen sonra anne ile bebeği birbirine bağlayan göbek kordonunun birkaç dakika daha geç penslenmesinin önemli yararlar sağlayacağını belirterek, halen yaygın olarak kullanılan zamanlamanın değiştirilmesi çağrısını yaptılar.
Güney Florida Üniversitesi’nden araştırmacılara göre kordonun penslenmesinin geciktirilmes hem bebeğe daha fazla kan aktarılmasını sağlıyor, hem de anemiyi (kırmızı kan hücrelerinin azlığı) önlüyor. Araştırmacılar ayrıca göbek kordonu kanında çok sayıda kök hücrenin de varlığına işaret ederek, geciktirilmiş penslemenin son derece yararlı bu hücrelerin azami sayıda bebeğe transferini sağlayacağına dikkat çekiyorlar.
Doğum sırasında plasenta ve göbek kordonu büzüşmeye başlayarak yeni doğan bebeğe kan pompalıyor. Kan basıncı dengelendiğinde kordondaki atımlar duruyor ve bebeğe kan aktarımı sona eriyor.
Ancak, batı tıbbında yaygın uygulama, doğumdan sonra 30-60 saniye arasında, transfer henüz tamamlanmadan kordonu penslemek. Florida araştırmacılarına göre bunun nedeni, gecikmenin zararlı etkiler doğuracağı yolundaki yanlış inanış. Son zamanlarda yaygınlaşan göbek kordonu saklama uygulamasının da erken penslemeyi teşvik ettiği, uzmanlarca belirtiliyor.
Göbek kordonundaki kök hücrelerin bebeğe geçmesinin önemini vurgulayan araştırmacılar, hala bazı yerlerde devam eden kadınların çömelerek doğum yapması sırasında yerçekiminin kök hücre transferine yardımcı olduğunu, modern tıptaysa bu hücrelerin en çok sayıda transferinin yolunun geç pensleme olacağını belirtiyorlar.
Göbek kordonundan elde edilen kök hücrelerin önemi, bunların pek çok başka hücreye dönüşebilme yeteneğine sahip olmaları.
Ayrıca penslemeyi geciktirmenin, kan pıhtılaştırıcı maddelerin tüm setinin bebeğe aktarılmasını sağlayacağının da altı çiziliyor.
Uzmanlar, özellikle erken doğumlarda kordon penslemenin 30 saniye geciktirilmesinin bile organ bozukluklarını önlediği, kalp karıncığı içindeki kanama olasılığını ve kan nakli gereksinimini azalttığı, özellikle düşük kilolu bebeklerde ortaya çıkabilen sepsis (kan dolaşım sistemi enfeksiyonu – kan zehirlenmesi) tehlikesini azalttığını vurguluyorlar.
wWW.RuyaCafe.Net Sohbet odaları chat,sohbet,geyik,muhabbet,oyun,kelime,kaos,soru cevap botu,radyo,islam oyun,islami sohbet olarak önde gelen bir irc sunucusudur.
örnek sohbet loglarımız
22:22 <gitarci> ![]()
22:22 <yokk> gitarci feceye koşş
22:22 <Ada> beni unuttun:D
22:22 <yokk>
:D:D
22:22 <gitarci> ne var facede
22:22 <Ada> gitarci agzina saglik:D:D
22:22 <gitarci> ben cıkıyom
22:22 <gitarci> ![]()
22:22 <gitarci> rıca ederım ada
22:22 <gitarci> ![]()
22:22 <gökLerin_hakimi> Ada kusum biz günlük sevmeyiz ömürlük sveriz
22:22 <gökLerin_hakimi> D:
22:22 <gitarci> canlandırdım gordunmu
22:22 <gitarci> ![]()
22:22 <Firtina> Selam.
22:22 <yokk> gitarci bende bakıcam hakim resim değişicekk
22:22 *** Çikis: gitarci (Shbttekilr@18DE1318.35EE12C5.45ACFBDD.IP (Belirlenemedi)) (Klavyeden Dostluklara Acılan Kapı Http://Www.Chatsokagi.Net & Irc.Chatsokagi.Net)
22:22 <yokk>
:D:D
22:22 <yokk> a s
22:22 <Ada> heee:)
22:22 <gökLerin_hakimi> a.
22:22 <gökLerin_hakimi> sh.g
22:22 <Ada> Aleykum Selam
22:22 <Ada> göklerin_hakimi canim bende bende:)
22:23 <gökLerin_hakimi> aman eksik kalma
22:23 <gökLerin_hakimi> D:
22:23 <Ada> ben eksik kalirsam olmaz:)
22:23 <gökLerin_hakimi> «Ok.»
Hos Sohbetler
Habertürk’ün haberine göre; Türk Telekom, özellikle kırsal kesimi ve toplumun dar gelirli kesimlerini internetle tanıştıracak yeni bir uygulama başlatıyor. Aboneler, internet hizmetine erişim için aylık 3 TL sabit ücret ödeyecek. İnternete girdiği her gün için (500 MB kullanımla sınırlı) de 3 TL ödeyecek. 1 ay içinde yalnızca 5 gün internete giren bir abone, 15 TL kullanım, 3 TL’de sabit ücret olmak üzere 18 TL ödemede bulunacak. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) onayına sunulan ‘her eve internet’ projesi, yoğun biçimde internet kullananlardan daha çok ay içinde belli günlerde internete giren potansiyel aboneleri hedefliyor.
MEVCUT ABONELER DE YARARLANABİLECEK
BTK’nın, Türk Telekom’un teklifini en kısa sürede gündemine alması bekleniyor. Kurum’un onayının ardından uygulamaya geçilecek. Türk Telekom yetkilileri, bu uygulamadan, mevcut abonelerin de yararlanabileceğini belirterek, “Proje, her kesime ve her aboneye açık olacak” dedi. Türk Telekom yetkilileri, Türkiye’deki internet abone sayısını artırma hedefi doğrultusunda hayata geçirilecek olan ‘her eve internet’ projesinin çeşitli kampanyalarla da destekleneceğini açıkladı. Yetkililer, günde 3 TL’ye internet uygulamasının bilgisayar kampanyalarıyla birleştirilebileceğini kaydetti.
GÜNLÜK İNTERNET SİSTEMİ NASIL İŞLEYECEK?
Abone, piyasada faaliyet gösteren herhangi bir internet servis sağlayıcıya (ISS) başvuracak. Evine, internet bağlantısı yapılmasını talep edecek. Aboneye, internet bağlantısı 3 TL karşılığı yapılacak.
Türk Telekom yetkilileri, projenin hedeflerinden birinin abonelerin internete
erişimini sağlamak olduğunu belirterek, bu noktada internetin eve erişmiş olacağı ve abonenin istediği anda kullanabileceği internete sahip olmuş olacağını belirtiyor.
Abone, uygulama çerçevesinde aylık 3 TL sabit ücret ödeyecek.
Abone, internete her girdiği gün için (500 MB kullanımla sınırlı) 3 TL daha ödeyecek. Kota aşımı ayrıca ücrete tabi tutulacak.
Abone, 1 ay içinde 5 gün internete girdi. 15 TL internet kullanım, 3 TL’de sabit ücret olmak üzere 18 TL ödeme yapacak.
Sık kullanan aboneler dikkat!
Türk Telekom’un verilerine göre, Mart 2010 tarihi itibarıyla bir ADSL abonesinin ortalama aylık data kullanımı 11.2 GB’yi buluyor. Yani abone başına ADSL kullanımı iki katına yakın yükseldi. Bu nedenle interneti sık kullanan abonelerin yeni uygulamayı tercih etmeden önce dikkatli olması gerekiyor. Her gün internete giren bir abone için günlük 3 TL’den aylık ücret
3 TL’lik sabit ücretle birlikte 93 TL’yi buluyor.
Dar gelirli kesimle abone sayısı 10 milyona çıkacak
Türk Telekom, bu uygulamanın ‘yoğun internet’ kullanıcılarından daha çok özellikle kırsalı ve toplumun dar gelirli kesimlerini internetle tanıştırmayı amaçlıyor. Uygulamayla, internet abone sayısının 6.8 milyondan 10 milyona çıkması bekleniyor. Türk Telekom’un halen aylık 4 GB’lik en düşük tarifesinin ücreti 27 TL.
İngiliz King’s College Psikiyatri Enstitüsü’nün araştırmasına göre; yeterince su içmemek, beyindeki gri maddenin azalmasına neden oluyor. Gri maddenin azalması, sadece beyin ebatlarını değil, beynin çalışmasını da etkiliyor.