Moğollar ilk Anadolu turnesinde folk pop arayışlara yeni bir hava getirecek soundun temellerini atmış, türkü düzenlemelerinin yanında aynı tarzda besteler yazmaya da karar vermişti. Bu yeni türe bir ad gerekiyordu ve isim babalığını Moğollar üstlenmişti: ‘Anadolu pop’… Türkiye’de tanındıktan sonra Paris’te uluslararası ünün peşine düştüler. Bestelerini ‘Dances Et Rythmes de La Turquie ‘Dhier A’Aujourd’hui’ (Dünden Bugüne Türkiye’nin Dans ve Ritmleri), albümünde toplamışlardı.
Sonuç müthişti; daha önce Jimi Hendrix ile Pink Floyd’a verilmiş Academie Charles Cros Grand Prix du Disque ödülüne layık görülmüştü Moğollar. Haber Hürriyet’te tam sayfa çıktı: ‘Moğollar davul ve zurna ile
Akademi ödülünü kazandı’.
Müzikal açıdan her şey iyi güzeldi ama, ödül istedikleri patlamayı sağlamadı ve elemanlara Türkiye yolu gözüktü. Engin Yörükoğlu ise grupla Türkiye’ye dönmeyip bir Fransız’la evlenince aile geçindirmek amacıyla, müzik de dahil bir çok işi girip çıkmaya başladı.
Ancak, Türkiye aşkı ağır basınca Barış Manço’yla Paris’ten dönüş yaptı ve Kurtalan Ekspres’in kurucu kadrosunda yer aldı. Bu ekipteyken ‘Kurtalan Ekspres’ adlı bir besteye de imza atmıştı. O dönemde Moğollar’ı dağıtan Cahit Berkay, Kurtalan’dan ayrılmış Yörükoğlu’yla ikili olarak grubu Fransa’da yeniden kurdu. İkili, 70’lerin ikinci yarısında Fransa’da epey çabalayacak, albümler çıkarıp konserler verecekti. Bu süreç de Cahit Berkay’ın askerlik için Türkiye’ye dönmesiyle sona erdi.
Müzik camiasında herkesi tanıyan, her sektörden bir dolu arkadaşı olan Yörükoğlu’nun ticari yanı kuvvetliydi, 1991’de Türkiye’ye dönüp Beyoğlu’nda Jazz Stop adlı bir lokal açarak alternatif müzik yapanlara sahne olanağı yarattı. Bu arada Cahit Berkay ve Taner Öngür’le de bağlantıyı kesmemişti. Üçlü 1993’te ikinci Moğollar dönemini başlattı.
Yeni çizgi, taşlama geleneğiyle rock arasında bir yerde şekillenmişti. Sound açısından zaman zaman hard rocka kadar uzanan tavrı benimseyen Moğollar’da Engin Yörükoğlu’nun üstün ritm duygusu parçalara çok şey katmaktaydı. Sivas’ta yakılan aydınlar için söyledikleri ‘Issızlığın Ortasında’, Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık eylemini yürüten sivil toplum örgütlerinin hemen benimsediği ‘Bi’şey Yapmalı’ gibi sivri bestelerle 90’ların ikinci yarısında, etrafta olan bitene karşı tepkisini cesurca dile getiren Moğollar, en güçlü muhalefeti üreten grup haline gelmişti.
Moğollar’ın Dört Renk albümünde Gümgüm adlı bestesi bulunan Engin Yörükoğlu, müzikle sınırlı kalmayıp filmlerde ve tiyatro oyunlarında da rol almış, hastalığın ilerlemesinin ardından yaşamının son dönemini Bodrum Kızılağaç köyünde geçirmişti. Yörükloğlu’nun cenazesi, 26 Mayıs Pazartesi günü Bodrum’da toprağa verilecek.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.